5 Mart 2012 Pazartesi

Toshiba Servis Antalya

demincek bakiyorum, su gazeteci kiz elif'le hayalet'in sahne. ya arkadas, elif, bu kadar mi oynanamaz? yani belki dusunmen gereken ileriki icraatler, rol donusleri falan yapacaksindir da kafan ordadir, olabilir. ama netice olarak, yok oynayamamissin. ote yandan hayalet'e, inanc konukcu'ya bakiyorum, ustat adamda hic istifini bozmak yok. simdi set ekibinin cok samimi oldugunu, aile ortaminin olustugunu duyuyoruz; akabinde de serdar akar'in bir kubrick* veya hitchcock* psikopatliginda yonetmen olmadigini cikariyoruz. kaldi Toshiba Servis Antalya ki bir dizi cekiminde, yetistirilmesi gereken bir zaman araligi var iken, incik cincik her noktaya takilmak akil kâri olmaz. bu boyleyken yeniden bakiyorum inanc'a, adamin dibi, oyuncunun dibi. (oyuncu demisken kendi karakteri rolune benzer olabilir, o yuzden rahatlikla yapiyor olabilir; mesele bu degil. degil, zira hayalet karakteri neticede bu! olmasi gereken oyle veya boyle bu.) karsisinda "gulsem mi ciddi mi dursam?", "duraksasam mi akici mi yardirsam?"in ayrimini yapamamis elif var, ambiyans oturmamis, ama hayalet karakterinde gram sekme yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder